SİNERJİ OUTDOOR

10 kişiden küçük özel ekiplerden, yüzlerce kişilik kalabalık gruplara kadar geniş bir skalada, takım çalışmasından kişisel gelişime kadar farklı ihtiyaçlarınız için sektörün en tecrübeli Sinerji Outdoor ekibi sizleri unutulmaz bir deneyim bekliyor.

13 Haziran, 2017

Patricia Overland

www.clomedia.com

 

Çeviren: Mehlika Esirgen

 

“Zaten çok dolu olan takvimime bir de koçluğu eklemek? Olmaz. Vaktim yok. Nasıl olur bilemiyorum, ayrıca zaten kimse buna dikkat etmiyor.” Bu, liderlerin, zaten fazlasıyla dolu olan programlarına bir de koçluğun eklenmesi mevzu bahis olduğunda veya talep edildiğinde verdikleri tipik tepkidir.

 

Tüm dünyadaki liderler, rekabet avantajı kazanmak için koçluğu kullanıyorlar. Pekiyi koçluk, kişinin iş hayatında karşılaşabileceği her sorunu çözüyor mu? Hayır. Koçluk, “her derde deva bir ilaç” değildir. Koçluğun ne zaman iyi bir yatırım olacağına karar verebilmek bazen zorlayıcı olabilir.

Aşağıda, yöneticilerin koçluk yapmaması gereken bazı senaryolar verilmiştir:

Eğer emir vermeyi veya kontrolü tercih ediyorlarsa: Eğer astları sık sık sorularla ve taleplerle odalarına geliyor, son teslim tarihlerini kaçırıyor, ellerindeki işleri yanlış şekilde önceliklendiriyor ve karar verme konusunda fazla tutuk davranıyorlarsa, yöneticiler koçluk yapmamalılar.

İnovasyona değer vermiyorlarsa: Eğer bir yönetici yaratıcılığın gelişmesini engelliyor, yetenekli kişileri kaybediyor ve değişim hızını yavaşlatıyorsa, koçluk yapmamalıdır.

Eğer insanlara dair olumsuz bir yaklaşımları varsa: Eğer bir yönetici, insanların tembel olduğunu ve tüm geri-bildirimlerin yıllık performans görüşmelerine saklanması gerektiğini düşünüyorsa, koçluk yapmamalıdır.

Yeterinden fazla zamana veya beceriye sahiplerse: Eğer bir yöneticinin bolca fazla vakti varsa, tüm cevapları biliyorsa ve diğerlerine koçluk yapmanın geçici bir heves yöntemi olduğunu düşünüyorlarsa koçluk yapmamalılar.

Kişi ne yapması gerektiğini bilmediğinde: Bir yönetici bir göreve nasıl başlayacağını veya görevi nasıl tamamlayacağını bilmiyorsa, koçluk uygun değildir. Kişinin belirli görevler veya amaçlar üzerindeki yetkinliği düşükse, en iyi yaklaşım spesifik yönlendirme yapmaktır.

İçerik eksikse: Bir lider koçluk fikrine yaklaştığında veya bazı değişiklikler yaptığında, karşıdaki kişiyi değişimle şaşırtmaktan ziyade yeni davranışlar için içerik belirtmesi önemlidir. Yöneticiler, yeni bir şey deneyeceklerine dair bireyleri uyararak değişim sinyalleri verebilirler.

 

Koçlukta başarılı olmak için beş “olmazsa olmaz”:

Çevre: Koçluktan önce yöneticiler, ekibindeki çalışanlara iş yapış biçimlerinde ufak bazı değişiklikler yapacaklarını bildirmelidirler.

Güven: Güven, her türlü koçluk ilişkisinin temelidir. Yöneticinin rolü özellikle zor olabilir çünkü ekibindekiler üzerinde hem algılanan hem de gerçek bir güce sahiptir. Insanların açıkça ve dürüstçe ihtiyaçları, motivasyonlar ve beceri seviyeleri hakkında konuşmalarını sağlamak sabır, pratik ve güven gerektirir.

Niyet: Koçluk, temelinde, diğerlerinin gelişimini ve ilerleyişini desteklemektir. Yöneticinin, denklemin yalnızca yarısını oluşturduğu, iki taraflı bir diyalogtur. Hedef ve amaçlar konusunda netlik sğalayarak başlamak önemlidir.

Eylem: Gelişim iyi bir şeydir. Odaklanmış eylemin olduğu bir gelişim ise kesinlikle daha iyidir. Iyi koçluk yapabilmenin arkasındaki amaç, zihniyette ve davranışta bir şekilde değişim yaratabilmektir.

Güvenilirlik: Koçluk becerilerini kullanan liderler diğerlerinin davranış değişikliği fikrine sadık kalabilmelerine yardım ederler. En iyi niyetlerle işe girilse dahi, kişiler yan yollara sapabilir, yapılan işin önceliği geri plana atılabilir veya sadece çeştili hayat şartları araya girer. Kişileri güvenilir kılmak için koçluğu kullanmak, engellerin üstesinden gelmelerine yardımcı olabilir.

 

Eğitmenin Eğitim Yolculuğu

31 Temmuz – 3 Ağustos 2017

Point Hotel Barbaros

 

 

Fark Yaratan Eğitmen

 

"Bilgiye sahip olarak doğmuş biri değilim.

Öğretmeyi seviyorum ve öğrenmeye çalışıyorum.”

Confucius

 

Bir yerden sonra bildiklerini, deneyimlerini paylaşmak istiyor insan. Ancak bu paylaşımı etkili bir şekilde yapabilmek de deneyimleriniz ötesinde yeni becerilere sahip olmamızı gerektirir.

Günümüzde herkes gelişim ihtiyacı duyduğu bir konu ile ilgili çok farklı kaynaklardan kolayca bilgilere ulaşmaktadır.  Bilgiyi gelişim hedefine uygun şekilde yapılandırıp sunmak, örneklerle ve alt metni sağlam hikayelerle desteklemek, karşı tarafın öğrenme tarzlarına uygun metotları kullanmak işinin profesyoneli bir eğitmenin yarattığı farktır. Bu nedenle kariyerinizde profesyonel bir eğitmen olma amacıyla yola çıkıyorsanız, paylaşımlarınızın akılcı ve amaca hizmet eden bir yapıda olması, kişinin hayatında bir fark yaratması deneyiminiz kadar anlatabilme becerinizin de gelişmiş olmasını gerektirir. Tasarladığınız eğitimleriniz kişinin kendisinde var olan beceriyi ortaya çıkarmalı ve mevcut işine profesyonel bir katkı sağlamalıdır.

“Artık bildiklerimi, deneyimlerimi paylaşma zamanı ama bunu nasıl yapacağım” diye düşünüyorsanız, kendini keşfetmenin sınırı yok, her gün kendimizle ilgili yeni bir şey öğreniyoruz. Belki çok iyi müzik aleti çalıyorsunuz ya da inanılmaz resim yeteneğiniz var, ama keşfetmek için üzerine gitmediğiniz, sınırlarınızı zorlamadığınız sürece asla bilemeyeceksiniz. Belki siz anlatabilme yeteneği son derece yüksek bildiklerini ya da araştırıp öğrendiklerini paylaşmaktan zevk alacak başarılı bir eğitici adayısınız. Nerden biliyorsunuz? Gelin birlikte keşfedelim… 


Amacımız

Katılımcılarımızın yetişkin eğitmenliği ile ilgili yetkinliklerini geliştirmeyi, bir eğitimin tüm aşamalarında etkin bir performans sergilemek için gereken bilgileri kazandırmayı ve eğitmen davranış becerilerini uygulamalı olarak geliştirmeyi amaçlıyoruz.

 

Hedefimiz

 

  • Bir eğitimcinin sahip olması gereken yetkinlikleri tanımlamak ve geliştirmek
  • Modern ve güncel tasarım teknikleri kullanarak eğitimin verimliliğini artıracak metot ve araçları tasarlayabilmek
  • Eğitim sunumlarında etkililik için gereken davranış ve yaklaşımları geliştirmek
  • Eğitimlerde katılımcılarla etkili, açık ve ikna edici diyaloglar kurabilmek
  • Katılımcının ilgisini yüksek tutmak ve verilmek istenen mesajı aktarmak için eğitim süresince farklı metot ve araçları kullanabilmek
  • Eğitim sonrası takip ve ölçüm metotlarını tanımak

 

Deneyimleyeceksiniz

 

·         İyi bir eğitmenin özellikleri ve etkin eğitmen becerileri

·         Yetişkin eğitiminde 7 öğrenme kuralı

·         İhtiyaç analizleri nasıl yapılır ve dizayna etkisi nasıl olur?

·         Bir eğitimin kusursuz akışını tasarlamak: Giriş-Gövde-Bitiş

·         Görsel yardımcı dizaynı

·         Katılımcılarla etkili ilişki kurma, zor katılımcıları yönetmek

·         Teori ağırlıklı eğitimleri daha aktif hale getirmek

·         Farklı eğitim ve fasitilasyon teknikleri

·         Test ve öz değerlendirme araçları

·         Sesin gücünü ve bedenin dilini kullanabilmek

·         Eğitim sonrası değerlendirme ve takip yöntemleri

 

Süre

4 Gün

Katılım Bedeli

Kişi başı katılım bedeli 2.500 TL + KDV’dir.

Programa kayıt başvurusunu takiben bu bedel Sinerji Eğitim banka hesap numarasına havale/EFT yapılır.

 

Eğitimci

PROF. DR. MERİH TANGÜN

Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümünden mezun olan Tangün, aynı Üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsüne bağlı Tiyatro bölümünde Yüksek Lisans yaptıktan sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmiş, orada Brown University Department of Theatre bölümünden M.A. derecesi alıp Shakespeare & Company ve Berlitz School of Languages’da çalışmıştır. Daha sonra Türkiye’ye dönüp, Mimar Sinan Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaya başlayan Tangün, 1999 yılında İstanbul Üniversitesi’nde Doğru ve Etkili Konuşma üzerine Doktorasını tamamlamıştır. Tangün halen Mimar Sinan Üniversitesi’ndeki görevini sürdürmektedir.
1992 yılından beri eğitim danışmanlığı da yapmakta olan Tangün, İletişim, Sunuş Teknikleri, Doğru ve Etkili Konuşma, Liderlik, Yönetim Becerileri, Koçluk, Eğiticinin Eğitimi, Müzakere Teknikleri ve Takım çalışması konulu kapalı (indoor) ve açıkhava (outdoor) eğitimler ve seminerler vermeye devam etmektedir.
Bunların yanı sıra iş adamlarına, televizyon sunucularına ve politikacılara konuşma ve sunuş teknikleri konularında özel dersler vermektedir.

 

 

 

Çağlardan beri “Etkili Konuşma Sanatı” insan için hep gelişim sahası olmuştur. Çünkü insanları ikna etmenin daha etkili bir yolu henüz bulunmadı…

Günümüzden geriye doğru dönüp baktığımızda, araştırmalar; William Shakespeare’in “Julius Sezar” eserinde Antonius’un halka yaptığı konuşmayı en etkili konuşmalar arasında gösterir. Antonius bir liderdir. Ve bir hitabet ustası olmasını beklemek kaçınılmaz olabilir.

Fakat günümüze sadece topluluk önünde konuşmalar yapmak değil, bir arkadaş sohbetinde dahi, anlaşılır olmak, güzel bir tonlama ve anlamı destekleyen, yerinde vurgularla konuşabilmek, çok büyük bir önem kazandı. Artık hiçbir işi mükemmel yapmamız yetmiyor. İletişim devriminin yaşandığı çağımızda, işimizi çok iyi yaparken, hızlı olmamız ve tüm bileşenlerin yanında kendimizi de mükemmel bir şekilde ifade edebilmemiz gerekiyor.

Sonuçta hepimiz için, her alanda, canlı, sade, net, akıcı bir konuşmaya sahip olmak ve etkili beden kullanımı ile kendimizi ifade edebilmek, çok önemli…

Hangimiz istemeyiz ki güzel bir diksiyon ile sesi ve nefesi doğru kullanarak kendimizi gerçekten hissettiğimiz gibi ifade edebilmeyi… Aslında böyle anları yaşamışızdır. Bir yerlerde gerçekten kendimizi daha iyi ifade edebildiğimiz zamanlar vardır. İşte o anlarda aslında bizi mutlu eden en temel şey; karşımızdaki kişi ya da kişilerle gerçek bir iletişim kurmuş olmamızdır.

Bizler bağlantı kurmak için bir aradayız, her türlü karşılaşmamızda, konuşmamızda birbirimizle bağlantı kurmaya çalışıyoruz. Ve bu bağlantıyı, en güçlü şekle dönüştürecek şey; etki bırakan, fark yaratan diyaloglar… Ve bu farkı yaratmak bizim elimizde… 

Eğer güzel bir konuşmanın yarattığı etkiyi sahneleyen olmak istiyorsak üç konuyu dikkate almamız gerekiyor; değişimi istemek, gelişim alanımızı fark etmek ve pratik yapmak…

Sonra da geriye kalan tek şey, Etkili Konuşmanın gerek iş hayatında gerekse sosyal hayatta açtığı kapıları fark etmek ve izlemek.   

O halde duyguları ve düşünceleri en etkili şekilde ifade ederken, parlak, akılda kalıcı, doğal ve sade konuşmalar yapmak için, yola çıkalım.

Etki bırakan ve fark yaratan diyaloglar sadece ve sadece istemekle başlıyor…

Vedide Gözde Başaran

Sinerji Eğitim- Eğitimci

Kontrol sende! Kendini, işini, ilişkini yönet!
Yeni öğrenme yöntemleriyle bilginizi hayata geçirin!